DR. AHMET BAHADIR

MEDİKAL ESTETİK HEKİMİ

        

 

OZON NEDİR ?

Gökyüzünün mavi renginin kaynağı olan ozon oksijenin yüksek enerjili halidir. Ozon üç oksijen atomundan oluşur. O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan fırtınalı havalardan sonra yüksek yerlerde ve deniz kıyılarında hissedilir. Yunanca ozein (koklamak) kelimesinden gelmektedir.

Ozon, atmosferdeki stratosfer tabakasındaki en önemli gazlardan biridir. Ozondan oluşan ozonosfer, güneşten gelen ve tehlikeli olan morötesi (UV) ışınların enerjisini emerek yeryüzüne ulaşmasını engelleyen bir filtredir.

Ozon ilk kez Fr.Schönbein tarafından ilk kez 1840 yılında keşfedilmiştir.

Çok güçlü okside etme ve çok etkili dezenfekte etme özelliği sayesinde, dünya çapında içme suyu sağlayan arıtma tesislerinde mikrop öldürücü olarak kullanılır. Ayrıca dünyada tekstil ve diğer birçok sektörde endüstriyel ozon kullanımı hızla artmaktadır.

Aktif oksijen molekülü olan ozon gazı kullanılarak yapılan iyileştirici tedavileri “ozon terapi” denir. Ozon terapi, bilimsel kurallara uygun ve hijyenik uygulandığı takdirde tamamen güvenli ve etkili bir uygulamadır. Ozon diğer tedavilere ek olarak uygulanır alternatif değil tamamlayıcı tedavi grubuna girer.

 

MEDİKAL OZON TEDAVİSİ

En saf O2 ve saf ozondan oluşan karışma Medikal Ozon denir. Bu karışım oran olarak %0.5 ozon %99.5 Oksijen ile %5 ozon %95 oksijenden oluşan konsantrasyon aralığında mikrogram/ml olarak ifade edilir. Yapılacak tedaviye göre 1-100 mikrogram/ml konsantrasyonda ozon+oksijen karışımı medikal ozon olarak tedavide kullanılır.

 

MEDİKAL OZON TEDAVİSİNİN ÖZELLİKLERİ VE ETKİSİ

Medikal ozon bakteri ve mantar öldürücü, virüs çoğalmasını önleyici özelliği ile enfekte olmuş yaraların dezenfeksiyonunda, bakteri ve virüslerin sebep olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılır. Kan dolaşımını arttırma yeteneği sayesinde, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde, organik fonksiyonların yeniden canlanmasında etkilidir.

Düşük dozlarda kullanıldığında, vücudun direncini arttırır, bağışıklık sistemini harekete geçirir.

Ozon tedavisi vücutta hastalıklara yol açan mikroorganizmaları ve toksinleri yok ederek vücudun arınmasına yardımcı olur. Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu etkisi ile iş hayatındaki stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel kronik yorgunluk ozon (O3) tedavisine çok iyi yanıt verir.

Ozon tedavisinin uygulama alanı çok geniştir. Herhangi bir şikayeti olmayan kişiler de ozon alabilirler. Bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden ve hücrelerin oksijenlenmesini artırdığından dolayı yaşlanmayı geciktirir ve kişileri hastalıklara karşı güçlü kılar. Bu nedenle hiçbir sağlık sorunu olmayan kişilere de 10-15 seans (bir kür) ozon almaları önerilebilir.

 

MEDİKAL OZON TEDAVİSİ HANGİ HASTALIKLARDA UYGULANIR?

Ozon gazının hücresel ve metabolik düzeydeki etkilerinden dolayı; uyku düzensizliği, kronik yorgunluk, depresyon, cinsel istekte azalma, erkan yaşlanma, dikkat ve konsantrasyon azalması ve yoğun stres ve baskıya bağlı pek çok durumda yaygın ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Ayrıca ozon tedavileri, alerjik hastalıklar, romatizmal hastalıklar, kanser ve kemoterapi uygulamaları ile birlikte, karaciğer ve cilt hastalıkları, kozmetik sorunlar, yaşlanma ve yaşa bağlı görme bozuklukları, diabet, tansiyon ve hiperkolesterolemi tedavilerine ek olarak, ülserler, yanıklar ve cinsel fonksiyon bozukluklarına kadar çok geniş bir alanda uygulanabilme şansı söz konusudur.

 

Detoks (Toksinlerden Arınma)

Çeşitli nedenlerle vücudumuza girmiş bulunan çeşitli kimyasal ve biyolojik atıkların uzaklaştırılması, zararsız hale gelmesi ozon tedavi ile sağlanabilir. Yediklerimiz, içtiklerimiz, ilaç olarak kullandıklarımızın yanında yaşayan canlı bir organizma olarak bedenimizde metabolizma artığı olarak oluşan toksin denilen maddelerin uzaklaştırılmasını, sağlığı kazanılmasını ve korunmasını sağlar

 

Bağışıklığın Güçlenmesi, Vücut Direncinin Artması

Bireylerde sağlıklı halin devamlılığı ozonla sağlanabilir. Ozon uygulaması vücut direncini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Böylelikle enfeksiyon hastalıklarından korunma sağlanırken hastalığa yakalanmış kişilerin de kısa sürede hastalığa atlatması sağlanmış olur.

Multiple skleroz romatoit artrit Chron-Çölyak hastalığı gibi çeşitli otoimmun grup hastalıklarda ozon tedavisi yarar sağlamaktadır.

 

Estetik

Boyumuza ve yaşımıza uygun tartıda olmayabiliriz. Tartı olarak dengeli olunsa da tüm dokuların yanında derimiz arzu ettiğimiz durumda olmayabilir. Ozon tedavisi insan vücudunda yarattığı etkiler aracılığıyla tartı sorunlarına yarar sağlayabilmektedir. Ayrıca özellikle ozonun içeriği olan yüksek enerjili oksijen sayesinde deri hücrelerinin canlanması, gençleşmesi yoluyla esneklik, gerginlik sağlar. Ozon sellülit tedavisinde de etkilidir. Ciltte biriken yağ asitleri ile etkileşerek yağ zincirlerinin kırılmasına ve vücuttan atılmasına neden olur. Ayrıca alyuvarların oksijen taşıma kapasitesini arttırarak kılcal damarlardan kan akımının düzelmesi ile yağ dokusu hücrelerinin metabolizmaları normal hale döner. Yapılan çalışmalarda ozon uygulaması sellülitin geleneksel tedavisinden daha etkili olmaktadır.

 

Kendini İyi Hissetme

Ozon tedavisi gören insanların tamamına yakını tedavi sonrası kendini iyi hissettiğini ifade etmektedir. Yüksek enerjili oksijen insanların kendilerini zinde ve sağlıklı olarak hissetmelerini sağlamaktadır. Bu yalancı bir hissediş değil tedavi sonrasında da devam eden bir durumdur.

 

Kronik Yorgunluğun Giderilmesi

Günümüzde birçok kişi kendini sürekli yorgun, bezgin ve halsiz hissetmektedir. Kronik yorgunluğun giderilmesi de ozonla mümkündür. Ozonun verdiği etki ile yorgunluğa neden olan kimyasal reaksiyonlar önlenmektedir. Kan ve dolaşım sistemine olan etkilerle çalışma ve yaşam temposunda herhangi bir değişiklik olmadan da insanlar bu sorunlarından kurtulabilmektedir.

Yüksek enerjili oksijen, insanların kendilerini zinde ve sağlıklı olarak hissetmelerini sağlamaktadır. Bu geçici bir his değil, tedavi sonrasında da devam eden bir durumdur

 

Böbrek Hastalıkları

Böbrek yetersizliği gibi kronik seyirli ve her geçen gün yetersiz oksitlenme nedeniyle kötüye gidiş gösteren terminal dönem böbrek hastalarında ozon tedavisi kötüye gidişi durdurur ve yaşam kalitesini arttırır.

 

Nörolojik Hastalıklar

Kronik beyin dolaşım bozukluğu, iskemik apoplektik ataklı hastaların rehabilitasyonunda ansefalopati (hipertansiyona veya ateroskleroza bağlı), Migren, multipple skleroz, karpal tünel gibi tuzak nöropatiler, spinal osteokondrozis gibi çeşitli nörolojik hastalıkların tedavisinde başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

 

Diş Ve Dişeti Hastalıkları

Ağızdaki aftlar, diş apseleri, dolgu öncesi ve kanal tedavisinde, iyileşmeyen kanamalı diş eti hastaları gibi çeşitli ağız ve diş hastalıkları ozon tedavisinden süratle yarar sağlamaktadır.

 

Dolaşım Bozuklukları

Damarların çeşitli nedenlere bağlı olarak daralması veya tıkanması sonucu ortaya çıkan hastalıklarda klasik tedaviye ek olarak veya tamamlayıcı olarak kombine kullanılabilmesidir. Daralan ve tıkanan damarlar ozon tedavisi ile açılırken hem bir yandan yeni damarlar oluşmakta hem de daha önce yetersiz kan akımı nedeniyle beslenemeyen dokular kanlanarak beslenmektedir.

Ozon oksijenlenmeyi yükseltmek, dokulara gereksinmesi olan glikoz ve ATP enzimi gibi maddelerin taşınması yeni damar oluşumunun artması,dokunun yenilenmesi kemik iliğini uyarıcı etkici , nörohumaral cevabın tetiklenmesi gibi etkileri yoluyla kalp enfaktüsü, beyin enfaktüsü ve beyin kanaması hastalarında mevcut tedavilere ek olarak uygulanması ile yarar sağlamaktadır. Gangren olmuş dokular ozon tedavisi ile iyileştirilebilmektedir. Amputasyona (kesilerek alınma) karar verilmiş hastaların ozon tedavisi sonrası bu ameliyatların gerekliliği ortadan kalkmakta veya düzeyi azalmaktadır.,

 

Deri Hastalıkları

Ozonun mantar ve bakterileri öldürme özelliği uzun yıllar boyunca içme suyunun arıtılması için kullanılmıştır. Ozon mantar ve bakteriler neden olduğu deri enfeksiyonları ozonla yok edilebilir.

Ozon uygulaması daha temiz daha yumuşak ve yenilenmiş bir cilt sağlar. Ter kokularını önler. Bölgesel kan dolaşımını arttırır. Kan. lenf ve deri hücrelerine nüfus eden ozon sayesinde dokuların iyileşmesi ve kendini yenilemesi hızlanır. Sedef hastalığı, Atopik dermatit inatçı mantar enfeksiyonları, akneler, saç dökülme (alopesi, pelade) gibi çeşitli cilt hastalıkları ozon tedavisinden oldukça yarar görmektedir.

 

Ağrı Tedavisi

İnsan bedeninde çeşitli nedenlere bağlı ağrı duyulabilmektedir. Ağrılar yorgunluk, stres ya da herhangi bir başka nedenden kaynaklanabilir. Ağrıların oluşması ve giderilmesi ozon uygulamasıyla ortadan kaldırılır.

Kanser ağrısı, yaralanma, yanık, kesik gibi travmalar sonucu olan veya psikolojik kaynaklı ağrılar ozonla tedavi edilebilmektedir. Genel veya lokal ozon uygulaması süratle ağrı giderici etki yapmaktadır.

 

Antı-Agıng Ve Yeniden Canlanma

Yaşlanma ve yaşlanmanın etkilerinin geri alınması bedensel ve ruhsal anlamda daha sağlıklı zinde olmak ozonun getirdiği yararlar arasındadır

Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu sonucu genel iyilik hali sağlar ve tedavi uygulanan hisler kendilerini yenilenmiş hissetmektedir. Ayrıca ozon fiziksel performans ve dayanıklılığı arttırmaktadır.

 

Yaşlılık Döneminde Ozon

Hücreler insanlar gibi solurlar. Bunun için hücre seviyesindeki ortamda oksijen moleküllerinin bulunması şarttır. Yaşlanma sebebiyle uzun süredir yeterince oksijenlenmeyen hücreler ozon tedavisinden sonra artan fonksiyonlarını daha yüksek oranda gerçekleştirebilmektedirler. Fizik kapasitede kendilerini gösteren beyindeki dolaşım bozukluklarında olumlu etkileri mevcuttur. Bunlara ek olarak ozon tedavisi yaşam kalitesini arttırmak için kullanılmaktadır.

 

Kanser Hastalıkları

İmmün sistemini aktive ederek tamamlayıcı tedavi olarak oldukça başarılıdır. Ozon tedavisi direkt tümör hücrelerini öldürmenin yanında bağışıklık sistemini güçlendirir, kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini (bulantı, kusma, saç dökülmesi…vb.) oldukça azaltmaktadır. Genel yaşam kalitesinin yükseltilmesi, kendilerini canlı ve olabildiğince zinde hissetmeleri sağlanmaktadır.

Kemoterapi ve radyoterapi yanında ozon tedavisi bu hastaların gördükleri tedavinin yararlı etkisi olan kanserli hücrelerin üremesinin durdurulmasına güç katmaktadır. Ozon tedavisi sağladığı antioksidan cevap ve dokuların yüksek enerjili oksijenle beslenmesi gibi yararları  ile kanserli hücrelerin üremesini durdurabilmektedir.

 

YARA TEDAVİSİ

Diyabet (şeker hastalığı) yaralar, enfekte olmuş ve iyileşemeyen yaralar, travmaya, enfeksiyona cerrahi girişime bağlı çeşitli özellikler tüm yaraların çok çabuk iyileşmesini ve dokuların yenilenerek kapanmasını sağlamaktadır. Ozon tedavi yara bölgesine kan akımını sağlayan kılcal damarları genişleterek yara bölgesine gelen kan ve oksijeni arttırmış olur

 

Göz Hastalıkları

Yaşa bağlı dolaşım bozuklukları atrofik ve dejeneratif değişikliklerle gözü de etkilemektedir. Gözün görme alanının yaşlanmaya bağlı hücre, damar ve sinirlerinin gerilemesi görme olgusunun azalmasına yol açmaktadır. Ozon tedavisi uygulanan bu hastalarda kötüye gidiş durdurulduğu gibi iyileşme de sağlanmaktadır. Bunu yanı sıra gözün çeşitli nedenlerle iltihaplı hastalıklar, ameliyat veya kaza vb. travmalar sonrası göz çevresinde oluşan şişlik ve morluklar ozon tedavisi ile kısa sürede iyileştirilmektedir.

 

Kas, Eklem Ve Romatizmal Hastalıklar

Kemik deformasyonunun olmadığı durumlarda medikal ozon uygulaması başarılı sonuçlar verir. Eklem harabiyetlerinde (gonartrozlarda) eklem içine (intraartiküler) ozon ile hem eklem içinde hava yastığı oluşacak hem de eklem şişliğini azaltarak ağrıyı giderecektir. Ayrıca bu uygulama ile kıkırdak doku yeniden tamir edilecektir.

 

Barsak Hastalıkları

Ülseratif kolit, proctitis, hemoroid, anal fissür, mide ülseri gibi sinir sisteminin barsakların klasik tıp yöntemleri ile tedavisinin yanında ozon tedavisi pratik ve başarılı bir yöntem olarak yardımcıdır. Barsaklara rektal yolla ozon gazı üflemesi şeklinde yapılan lokal uygulamasının çok yararlı olduğu kanıtlanmıştır.

 

Virüslerden Kaynaklanan Hastalıklar

Tıbbi açıdan tedavisi çok güç veya olanaksız olan viral hastalıklarda ozon tedavisi yüksek oranda iyileştirir başta Hepatit C olmak üzere Hepatit B ve Hepatit A tipi tüm viral hepatitlerde , AIDS gibi çaresiz kalınan hastalıklarda Herpes Simplex, Hepes Zoster, Herpes Genitalis, papillomaumüs gibi çeşitli tedavisi mümkün ama uzun, zor ve her zaman başarılı olunmayan hastalıklarda ozon uygulaması umut olmalıdır

 

Kadın Hastalıkları

Kadın üreme organlarının bakteriyel, viral ve mantar kaynaklı tüm enfeksiyon hastaları yanında PID, emdomyometrit gibi genital inflamatuar hastalıklar, vulvar distrofi, spontan düşükler, fetoplacentar yetersizlik, gestozis, gebelik anemisi, toksikozlar, ana rahmindeki bebekte enfeksiyonun önlenmesi vb. jinekolojik-obstetrik hastalıklar ozon sayesinde tedavi edilebilmektedir.

 

Cinsel Sorunlar

Psikolojik veya fizyolojik kaynaklı cinsel sorunların tedavisinde ozon faydalı olabilmektedir. Yaşlılığa bağlı olarak, damarsal dolaşım sorunların yanında ozonun kendini iyi hissettirici etkisi, hormonların çalışmasını uyarıcı özellikleriyle cinsel sorunların çözümünde yararlı ve yardımcı olmaktadır.

 

MEDİKAL OZON TEDAVİSİ UYGULAMA ŞEKİLLERİ

 

Major Otohemoterapi: Ozon tedavisinde en çok kullanılan pratik ve ağrısız bir uygulamadır. Özel steril bir düzenek yardımıyla hastadan gerekli miktarda (50-150ml) kan yavaşça alınır. Alınan kan ozonla karıştırıldıktan sonra steril set içinde kapalı devreden tekrar hastaya geri verilir. Ozon kırmızı ve beyaz kan hücrelerini oluşturan spesifik maddelerle hızla reaksiyona girerek yaşamsal aktivitelerini ve metabolizmayı arttırır.

 

Minör Otohemoterapi: Hastadan alınan kan (3-5ml) belirlenmiş dozda ozonla karıştırılır ve kas içine (intramüsküler) enjekte edilir.

 

Torbalama, Poşetleme (Baggıng): Ayak, kol gibi uzuvlar özel bir poşete geçirilir. İçeriye ozon verilerek cildin emmesi sağlanır

 

Kupalama (Cappıng) : Torbalama yöntemine uygun olmayan gövde, baş gibi beden bölgelerine uygulanır. Tedavi edilecek bölge yarım küreye benzer kapla kapatılır. Kabın diğer tarafındaki deliklerden birinden ozon verilir diğerinden geri emme işlemi gerçekleşir.

 

Ozon Havası Verme (Üfleme-Insufflasyon) : Ozon jeneratöründen ozon gazı özel set ve hortumlar aracılığıyla hastanın belirli bölgelerine verilir.

Rektal Uygulama: Hastanın makat bölgesinden içeriye yaş ve durumuna göre 50-300 ml arası ozonlu gaz verilir. Verilen ozon 1-2 saniyede barsaklardan emilerek kana karışır.

Vajinal Uygulama: Kadın doğum ve gebelik sorunlarında özel setler aracılığı ile ozon vajen bölgesine verilir. Rektal uygulamaya benzer yarar sağlar.

 

Ozon Enjeksiyonu: Ozon enjektör ile tedavi edilecek bölgeye verilir. Eklem içi, omurlar arası gibi tedavi edilmek istenen bölgeye doğrudan ozon enjeksiyonu yapılmasıdır. Ayrıca doku ve adalelerin belirli bölgelerine ağrı tedavisi gibi çeşitli amaçlı ozon enjeksiyonları yapılmaktadır.

 

Ozonlu Su: Diş Hekimliği ve cilt yaralarının tedavisi gibi çeşitli amaçlarla ozonlu su kullanılmaktadır. Özel cihazlar yardımıyla üretilen ozonlu su mide ülserlerinin tedavisi gibi tedavilerde içilebilmektedir.

 

Ozon Sauna: Tek kişilik kullanım için yapılmış özel saunalardır. Hastanın başı dışında tüm bedeni içinde kalacak şekilde kapaklı bir odacıktır. Sıcak buhar ile birlikte ozon verilir. Deri ile temas eden ozon ciltteki gözeneklerden emilir. Bu amaçla kullanılacak ozon saf oksijenden elde edileceği gibi soluduğumuz ortam havasından da elde edilerek ozon hava karışımı olarak da uygulanabilir. Yaklaşık 15-20 dakika süren bir tedavidir. Bu tedavi hastaya yaklaşık 400-500 kcal enerji kaybettirir. Bu nedenle uygulama sonrası bir süre dinlenme gereksinimi doğabilir.

 

MEDİKAL OZON UYGULAMALARININ TARİHÇESİ

 

Ozon ilk kez 1785 yılında kimyager Martin von Marum tarafından keşfedildi.

1840 yılında ozon ilk kez insanlar üzerinde kullanılmıştır.

1860 yılında Monaco’da sular ilk kez ozonla temizlenmiştir. Ozon temizliğin yanı ısıra sudaki kötü koku ve tatların da giderilmesine de katkıda bulunmuştur.

1915 yılında Dr. Albert Wolf 1. Dünya Savaşında gangren ve ateşli silah yaralarını ozonla tedavi etmeyi başardı.

1926 yılında Dr. Otto Warbrug kanserin vücuttaki hücrelerin oksijen alımının yetersizliğinde geliştiğini kanıtladı. Bu konudaki çalışmaları ile 1931 ve 1944 Yılında Nobel ödülü aldı.

1933 yılında Dt. E. A. Fisch diş hekimliğinde ozonu kullandı

1935 yılında Dr. E. Payr cerrahide ozonu kullandı

1937 yılında Dr. P. Auburg cerrahide ozonu rektal uyguladı.

1957 yılında Dr. J. Hansler medikal ozon jeneratörü patenti aldı.

1958 yılında Dr. J. Hansler ve Dr. Hans Wolf derideki hastalıklarda ozonu torbalama yöntemi ile uyguladı.

1968 yılında Dr. Hans Wolf Frankfurt, Almanyada major oto hematerapi yöntemini ortaya koydu.

1975 yılında Dr. Buckley ve arkadaşları ozon tedavisinde peroksit oluşumu ile sağlanan yüksek oksijenlemenin glutatyon enzim sistemi üzerinden eritrositleri aktive ettiğini ilk kez kanıtladı. Aynı yönde diğer bilimsel çalışmalar 1979 yılında Dr. Freeman ve arkadaşları, 1977 ve 1986 yıllarında Dr. Washüttl ve arkadaşları, 2001 yılında da Dr. Lell ve arkadaşları tarafından da ortaya konuldu.

1976 yılında Dt. R. Turk diş hekimliğinde ozonlu su ile hastalarını tedavi etti.

1977 yılında Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini fizyolojik olarak açıkladı. Aynı yıl Dr. O. Ratikansky cerrahide ozonla başarılı sonuçlar aldı.

1979 yılında Dr. George Freibott ilk kez AİDS hastalarında ozon terapi uyguladı.

1981 yılında Dr. H. Werkmeister düşük ozon dozlarının yara iyileştirmesini sağladığını gösterdi.

1981 yılında Dr. Ziad Fahmy intraartiküler (eklem içi) ozon tedavisiyle hastalarını tedavi etti.

1987 yılında Dr. H. G. Knoch cerrahi kolit hastalarını rektal uygulama ile tedavi etti.

1989 yılında Dr. E. Riva Sanseverino omurgada ozon tedavisi uyguladı.

1990 yılında Dr. Bocci ozonun immun sistemi nasıl güçlendirdiğini bilimsel olarak kanıtladı.

1991 yılında H. Kirchner diş hekimliğinde kanal tedavilerinde ozonu başarıyla uyguladı.

1998 yılında Dr. Bocci ve Dr. Leon, 1999 yılında da Dr. Peralta farmokolojik olarak ozonun serbest radikallere karşı antioksidan sistemleri nasıl aktive ettiğini bilimsel olarak gösterdiler.

1999 yılında Dr. Schulz ve arkadaşları hayvan deneylerinde önce ozon verdikleri canlıların daha sonra septik peritonit olduklarında yaşamlarını sürdürebildiklerini ayrıca tedavide gereken antibiyotiklerin düşük dozunun yeterli olduğunu bilimsel olarak kanıtladılar.

2001 yılında Dr. Lell ve arkadaşları ozon verilmiş hayvanların daha sonra sıtma etkeni ile hastalandıklarında etkenin kan hücrelerinde büyüyüp üreyemediğini gösterdi.

 

Dr. Ahmet BAHADIR

İstasyon Cad Birlik Apt No:4 A-Blok Daire:2

34149 Yeşilköy / Bakırköy / İstanbul / Türkiye

   Tel: 0212 573 71 21 - 22 - 23          Faks: 0212 663 00 08

dr@ahmetbahadir.com.tr